İran Konsolosluğu Önünde Protesto: İdam Politikalarına Son Verilsin!

İran Konsolosluğu Önünde Protesto: İdam Politikalarına Son Verilsin!

Demokratik Kurumlar Platformu, 7 Haziran 2026 tarihinde İran’ın İstanbul Başkonsolosluğu önünde bir protesto düzenledi. Eylemde, İran yönetimine yönelik çağrılar yapıldı ve “Kürt halkına yönelik idamların derhal durdurulması, siyasi tutuklular üzerindeki baskıların sona ermesi, demokratik hak taleplerinin kriminalize edilmemesi” istendi. Ayrıca, uluslararası kamuoyuna ve insan hakları örgütlerine, İran’daki idamlar karşısında sessiz kalmamaları için çağrıda bulunuldu.

Demokratik Kurumlar Platformu adına yapılan açıklamada, “İnsanlık ve demokrasi düşmanı İran İslam Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana Kürt halkına yönelik baskı, inkâr ve imha politikalarını sürdürmektedir. En küçük demokratik hak talebini bile idamlarla, tutuklamalarla ve yoğun baskılarla bastırmaya çalışan molla rejimi, on binlerce Kürt gencini katlederek çürümüş ve halk düşmanı yönetimini ayakta tutmaya çalışmıştır” denildi.

Açıklamada, baskıcı rejimlerin halkların kardeşliği ve demokratik yaşam yerine, Kürt halkını her zaman bir tehdit olarak gördüğü vurgulandı. “Irak’taki Saddam rejimi, Suriye’deki Esad rejimi ve İran’daki molla iktidarı, Kürtlerin kimliğini, dilini, kültürünü ve demokratik taleplerini bastırmak için tüm politikalarını Kürt düşmanlığı üzerine inşa etmiştir. Bu anlayış, Kürt halkını kendi topraklarında mülteci haline getirmek, iradesiz bırakmak ve yok etmek için savaş, sürgün, infaz ve asimilasyon politikalarını uygulamaktadır” ifadelerine yer verildi.

Açıklama devam ederek, “Tarih göstermiştir ki, halk düşmanı rejimler er ya da geç yenilmeye mahkûmdur. Saddam’ın sonunu ve Esad rejiminin çöküşünü dünya ibretle izlemiştir. Bugün İran’da yaşanan kriz ve demokratikleşme taleplerine yönelik baskılar da molla rejiminin sonunu hazırlamaktadır. 2022’de Jina Mahsa Amini’nin İran ahlak polisi tarafından katledilmesi, yalnızca İran’da değil, tüm dünyada büyük bir öfke ve direniş dalgası yaratmıştır. ‘Jin, Jiyan, Azadi’ sloganı, dünyanın dört bir yanında yankılanarak, kadın özgürlüğü, halkların eşitliği ve baskıcı rejimlere karşı direnişi simgeleyen evrensel bir yaşam felsefesine dönüşmüştür” denildi.

Açıklamada, İran rejiminin uluslararası alandaki sıkışıklığını Kürt halkına yönelik saldırılarla aşmaya çalıştığı ifade edildi. “Zayıflayan molla rejimi, ABD ve İsrail ile yaşadığı gerilimlere karşı, içeride baskıyı artırarak demokratik hak taleplerini yok saymakta, Kürt gençlerini, siyasetçileri ve aktivistleri hedef almaktadır. Uydurma dosyalar, hukuksuz yargılamalar ve göstermelik mahkemelerle alınan hızlı kararlarla idamlar sistematik şekilde hızlandırılmaktadır. Bugün İran’da uygulanan siyasi infazlar sadece Kürt halkına değil; insan hakları, demokrasi ve insanlık değerlerine açık bir saldırıdır. Sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır” denildi.

Açıklama, İran rejimine yönelik şu çağrıyla sona erdi: “Buradan İran molla rejimine sesleniyoruz: Kürt halkına yönelik idamları derhal durdurun! Siyasi tutsaklar üzerindeki baskılara son verin! Demokratik hak taleplerini kriminalize etmekten vazgeçin! Uluslararası kamuoyuna, insan hakları örgütlerine ve demokrasi güçlerine de çağrımızdır: İran’da gerçekleşen idamlara sessiz kalmayın. Kürt halkına yönelik yürütülen bu baskı ve infaz politikalarına karşı açık bir tutum sergileyin. İnsan hakları ihlallerinin takipçisi olun ve İran rejimi üzerindeki uluslararası baskıyı artırın. Kürt halkı yalnız değildir. Kürtler, Ortadoğu’da demokratik yaşamın, halkların kardeşliğinin ve özgür bir geleceğin temsilcileridir.”

Author: Emre Doğan