5 Haziran 2026 tarihinde Ramazan Bayramı’nda Tokat’ta ailesini ziyaret ettiği sırada gözaltına alınan gazeteci İsmail Arı, 75 günlük tutukluluk sürecinin ardından ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, İsmail Arı’nın tahliye edilmesine karar verdi.
Mahkeme önünde yaptığı savunmada, İsmail Arı, “Ben tertemiz gazetecilik yaptım, kimsenin partisine göre bakmadım. Bu gerçeği herkes biliyor, ama yargı makamları bunu duymadı” dedi. Türkiye’deki medya özgürlüğü ve gazetecilik hakları üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulunan Arı, tutukluluğunun, 58 satırlık bir iddianame ve yatarı olmayan bir suç nedeniyle sürdüğünü vurguladı.
Arı, “Burada sadece kendimi değil, gazeteciliği savunmak için bulunuyorum. 75 gündür haksız yere tutukluyum. Anayasa ve hukuk ayaklar altına alındı. Yaşadığım bu süreç, adliye tarihinin en hukuksuz dönemlerinden biri” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, gazetecilik mesleğinin toplum için önemine değinen İsmail Arı, “Halk için gazetecilik yaptım. Çok iyi maaşlar teklif edildi, ama reddettim. Tutuklanmamın ardından insanların bu durumu fark ettiğini biliyorum. Bu ülkede gazeteciler ve aydınlar sürekli olarak tutuklanıyor. Ben hiçbir siyasi partiye göre bakmadan, sadece gazetecilik yaptım. Bu durumun suç olmadığını söylemek istiyorum. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.
İsmail Arı’nın durumu, Türkiye’de basın özgürlüğü mücadelesinin bir simgesi haline gelmiş durumda. Gazetecinin serbest bırakılması, gazetecilik faaliyetlerine yönelik baskılar ve haksız tutuklamalar konusundaki endişeleri yeniden gündeme getirdi.
